Aylar: Eylül 2011

İstanbul

      Benim şehrim. her haliyle bana benzeyen şehir.. burda doğmaktan, yedi kuşaktır buralı olmaktan hep gurur duyduğum, hiç şikayet etmediğim şehir. uzaktayken adı geçince, kulağıma inceden bir keman sesi çalınır hep, burnuma denizle karışan rakı, akasya kokusu.. yüreğime de hafiften bir sızı koya bu şehir. insan […]

İz Bırakmamak

    Çok bastı bana bu gün iş, hayat, herşey.. Eski bir şarkının si bemolüne takılıp kaçmak istiyorum.. koşmak ve uzaklaşmak.. Yarından habersiz, ne olacağını bilmeden, tek düze olmayan her gününde yeni şeyler olan bir hayat yaşamak istiyorum. Çünkü, “dünle beraber gitti can cağazım, şimdi yeni şeyler söylemek […]

Durduk Yere Adamın Ağzını Burnunu Kıran Şiir

Bir gizli kalmış orhan veli şiiri ansızın vurabilir sizi, hatta ağzınızı burnunuzu kırabilir, yere çarpabilir.. Bu şiir öyle bir şiirdir.   Handan, hamamdan geçtik, Gün ışığındaki hissemize razıydık; Saadetinden geçtik, Ümidine razıydık; Hiçbirini bulamadık; Kendimize hüzünler icadettik, Avunamadık; Yoksa biz… Biz bu dünyadan değil miydik?  

Aşık-Maşuk

Biz birbimize çok aşığız, deli gibi seviyoruz, gözlerimiz konuşuyor biz susuyoruz diyenlere bir haberim var. İki insanın birbirine aşık olmasına imkan yoktur. Bir insan her zaman “aşık” diğeri “maşuk” olur. Maşuk divan edebiyatında ve  tasavvufta, aşık olunan, etrafında divane olunana verilen isimdir. Tasavvufta ekseriyetle “yaradan” olsa da, divan […]